Monday, Jan. 16, 2017

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÇOK İYİ PLANLAMA YAPILMALI VE SEKTÖR YURTDIŞINA AÇILMALIDIR

18 Kasım 2013

|

Yer:

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÇOK İYİ PLANLAMA YAPILMALI VE SEKTÖR YURTDIŞINA AÇILMALIDIR

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, sektörün yaşamın her alanında lokomotif görevi gördüğüne işaret ederek, inşaat sektöründe en büyük sıkıntının plansızlıktan kaynaklandığını belirterek, sektörde yatırım yapanların artık yurtdışına  yönelmesi gerektiğinin altını çizdi.

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, 1988 yılında kuruldu. İlk genel kurulunu 1990 yılında gerçekleştiren İMO Bursa Şubesi’ne Kütahya, Bilecik ile Yalova illeri de bağlı ve toplam üye sayısı 3 bin 200. Üyelerin yaklaşık 2 bin 500’i Bursa’dan. İMO Bursa Şubesi üyelerinin ¼’ü kamuda istihdam edilirken, geri kalanı serbest olarak faaliyetlerini yürütüyor.

İMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin ile gerçekleştirdiğimiz sohbette sektörü her yönüyle değerlendirirken şube faaliyetlerini de ele aldık. Şahin’in başkanlıkta 5. dönemi. 1994-1998 yılları arasında 2 dönem, 2008 yılından bugüne de üst üste 3. dönemdir görevinin başında.

Toplamda yaklaşık 10 yıl başkanlık yaptığı İMO Bursa Şubesi ile başlıyoruz sorularımıza…

 ·         Sivil toplum kuruluşları içinde İMO Bursa Şubesi’nin yerini anlatır mısınız?

İnşaat mühendisliği çok geniş bir dal. Başta binalar olmak üzere yollarda, köprülerde, su yapılarında, barajlarda, demiryolunda, karayolunda, hava alanlarında kısacası hayatın her alanında çok geniş bir yelpazede hizmet veren bir meslek grubuyuz. Bunun yanında akademik odalar içerisinde de İMO en çok üyeye sahip odalardan biri olarak lokomotif bir oda. Mesleki konuları önemseyen, üyelerimizi de mesleğimizde ortak payda gören kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşuyuz. Mümkün olduğunca odamızı marjinallikten uzak tutarak, kent ve mesleki sorunları ön plana çıkaran özellikle teknik bilimin önde olduğu görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu özelliğimiz ile de kamuoyunda önemli karşılıklar bulmaktayız. Bu politikamız devam edecek. Özellikle mühendislik ile ilgili yasaların değişmesi için ciddi gayretlerimiz var. Bursa Şubesi bu konuda da Türkiye çapında öncülük yapıyor. Umarız mesleğimiz ve meslektaşlarımız hak ettikleri noktaya gelirler.”

·         Sektörün şu andaki mevcut durumunu ve ekonomiye katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

“1997-2002 yılları arasında sektörümüz ciddi bir kriz yaşadı. 2002 yılından sonra kamu yatırımlarının artması ve inşaata endeksli bir ekonomik model seçilmesi sektörümüzü hareketlendirdi. Diğer sektörlere göre büyümenin lokomotifi oldu. Tarımdan sonra en büyük istihdam sağlayan alan olan sektörümüzün büyümesi yan sektör yatırımlarında da 5 kata varan kapasite artırımlarına neden olmuştur. Yurtdışındaki müteahhitlik hizmetlerinde Avrupa’da birinci, dünyada ikinci olmamız, özellikle inşaat yan sanayi ürünlerimizin ihracatı ile yurttaşlarımıza yurtdışında istihdam imkanı yaratılması en önemli getirilerimizden. Bugün sektörümüze ait yan sanayi, yurtdışından ithalata gerek kalmayacak tarzda kalitesi yüksektir.

Öte yandan 2002 yılından itibaren inşaat sektörüne endeksli bir kalkınma modeli seçilmesine rağmen gerek kamu gerekse özel yatırımlar planlı bir şekilde yürütülmemiş. Şu anda yavaş yavaş öyle bir noktaya geliyoruz ki; konut arzında fazlalık söz konusu. Bursa’da 10 bine yaklaşan konut arzında bir fazlalık var. Kent merkezinde boşaltılan binaların âtıl vaziyette olduğunu görüyoruz. Bunlar çok iyi planlanmalı. Çünkü yaşanmayan binaların daha sonra yaşanmayacak hale geldiğini görüyoruz. En plansız sektör, inşaat. Yatırımcılar, hiçbir bilimsel veriye dayanmadan üretimlerini yapıyorlar. Bu plansızlıkla gerek kentimizde gerekse ülkemizde âtıl konut arzı ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu ekonomiye çok büyük bir yük olur. Bu ayrıca sektörün de ciddi şekilde krize girmesine neden olabilir. Çeşitli planlamalar yapılmalı. Sektörde yatırım yapanların mutlak surette yurtdışını da göz ardı etmemeleri gerekir.”

 ·         Bursa inşaat sektörünün gelecek 10 yılı için neler söylersiniz?

“Bursa, coğrafi olarak stratejik bir konumda. Önemli bir cazibe merkezi olan Bursa’ya ilgi geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Yeni yatırımlar örneğin Bursa’dan geçecek olan İstanbul-İzmir Otoyolu, kenti stratejik anlamda daha da önemli bir yere getirecek. Bu tür yatırımlar haliyle inşaat sektörüne de büyük bir potansiyel getirecektir.”

 ·         Bursa’da sektörünüz açısından en büyük sıkıntı nedir?

“Bursa, inşaat sektörü ve yapı hareketi açısından plansız. Bugün en büyük sıkıntımız kentimizde planlamaya verilmeyen önem ve Bursa’nın bir bütün olarak ele alınmayışıdır. Bugün gerek Bursa 1/100 bin ölçekli 2030 Planı gerekse Bursa Ulaşım Ana Planı maalesef komisyonlarda bekletilmektedir. Bursa’nın en büyük sıkıntı stratejik anlamda ele alınmamasıdır. İnşaat sektörü açısından bu planlamanın mutlak surette bilimsel verilerle yapılması gerekiyor. Dünyanın her tarafından özellikle konut ve ticaret sektörü nüfus artışına göre ayarlanmakta ve buna göre bölgeler imara açılmaktadır. Maalesef bugün gerek nüfus artışları gerekse bunlara uygun imar planları ‘el yordamıyla’ yapılmakta. Bursa’nın bütüncül olarak planlanması şarttır. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Bunun örneklerini Kocaeli, Kayseri ve Konya’da görebiliyoruz. Kentler bütün olarak planlanmış. Bugün Kayseri’de son 5 yılda bir adet dahi parsel bazında plan tadilatı yapılmazken, Bursa’da 17 ilçede 6 bin 250 tane olması Bursa’nın günübirlik ve parsel bazında idare edildiğini gösteriyor. Bursa artık parsel bazında idare edilmek yerine bütüncül planlanmalı ve bu kent yöneticilerinin gündemine girmeli. Artık plan tadilatlarından vazgeçip, Bursa’da neyin nerede yapılacağını vatandaşın da net ve açık bir şekilde bilmesi gerekiyor. Planlama konusunda Bursa sınıfta kalmıştır. Planlamalar, inşaat sektörünü direkt etkiliyor. Çünkü nerde, neyin yapılacağından ziyade yeni boş alanlarda, tarım alanlarında gerek kentsel dönüşüm adı altında gerekse mevzi planlarla yeni alanlar oluşturulmaya çalışılıyor. Bu kent bütünlüğü açısından yapılan en büyük yanlışlık.”

  • Kentsel dönüşüm projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan odasınız. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Kentsel dönüşümleri öncelikle kent merkezlerinden başlatmak gerekiyor. Kentsel dönüşüm projelerinde kent merkezlerinin boşaltılmasından çok, insanları yaşadıkları mevcut alanlarından uzaklaştırmadan yeni planlamalar yapılmalı. Çünkü kent merkezini boşalttığınız zaman ciddi şekilde altyapı ve ulaşım problemleri ortaya çıkıyor. Kentsel dönüşümde yeni boş alanların açılmasından ziyade kentin içerisindeki mevcut güvensiz yapıların güvenli hale getirilmesi lazım. Kentsel dönüşüm projeleri yaygınlaştırılmalı. Kentsel dönüşümün yaygınlaştırılması da ancak mevcut binaların yeniden rehabilite edilmesiyle söz konusu. Vatandaş da bu işin içine katılmalı. Ancak bu konuda maalesef yerel yöneticilerin bir gayreti olmadığını da görüyoruz.”

·         İdeal bir kentsel dönüşümün tarifini yapabilir misiniz?

“Kentsel dönüşümle ilgili çıkan yasa önemli. Devlet bu konuda iradesini ortaya koymuştur. Bu iradede özellikle binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi vurgulanmaktadır. Biz bu noktayı gözden kaçırıyoruz. Binalardan gözümüzü kaçırıp, yüzümüzü alanlara dönüyoruz. Halbuki riskli olan alanlar değil binalar. Binalara hiç dokunmadan boş alanlara yeni şeyler yapıyoruz. Ama öte yandan riskli binalarda vatandaşlarımız yaşamaya devam ediyor.

Kentsel dönüşümde ne zaman ki binalara yüzümüzü dönersek, o zaman işin doğrusunu yapmış oluruz. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkındaki yasa binalara yüzünü dönmüş olsa da yerel yöneticilerin bu kanunun ruhunu pas geçtiklerini, boşluklarını yakalamaya çalıştıklarını düşünüyoruz. Yani tamamen sırtlarını binalara dönerek, yüzlerini yine boş alanlara çevirmişlerdir. Kentsel dönüşüm bu değil. Kentsel dönüşümün insanları yaşadıkları yerden uzaklaştırmaması, göçe zorlamaması lazım. İnsanların yaşadıkları yerde ekonomik güçleri ve sosyal çevreleri var. Ancak bugün projeler bundan çok uzak.”

·         Yerel yönetimlerle aranız nasıl? Görüşlerinizi dikkate alıyorlar mı?

“Yerel yönetimler yalnızca bizim görüşlerimizi değil bize göre kendi belediye meclislerinin görüşlerini de almıyorlar. Şu anda Yıldırım Belediyesi’ne baktığımızda artık kendi kentsel dönüşüm planlarını direkt Bakanlık’tan çıkartıyorlar. Kendi meclisine bile getirmiyor. Mensubu olduğu partisinin bile ciddi şekilde bu konuda bilgisinin olduğunu düşünmüyoruz.

Bu konuda sadece akademik odalar ya da meclisler değil vatandaş da bilgili değil.”

  • Organize sanayi bölgelerinin dönüşümü hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Bursa’da toprak artık çok kıymetli. Yıllar önce organize sanayi bölgeleri yapılırken şehrin dışındaydılar. Ancak günümüzdeki yapılanma nedeniyle birçoğu kent merkezi içinde kaldılar. Ve sanayi bölgelerinin taşınması ciddi bir iş. Kentsel dönüşüm projeleri gibi sanayi bölgelerinin de dönüşümü gündeme alınmalı. Sanayi tesislerimizde özellikle 1999’dan önce yapılanlarda yapı güvenliği açısından önemli riskler mevcut. Sanayi bölgelerinin pozisyonlarının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Kent merkezinde kalan sanayi bölgelerimizin mercek altına alınması, gerek konumları, gerekse yapı güvenlikleri yeniden planlanmalıdır. Bursa Ovası’nı yeniden imara açmaktan ziyade kent merkezindeki sanayi tesislerimizi rezerv alanı olarak kullanabiliriz.”

Son olarak eklemek istedikleriniz..

“İnşaat gerçekten ‘lokomotif’ bir sektör. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra özellikle Almanya inşaat sektörünü harekete geçirerek ekonomisini bu noktalara getirdi. Sektör, sanayinin de özellikle 240 ana maddesine lokomotiflik yapmakta. Ciddi bir istihdam yaratıyor. Ara eleman ve kalifiye eleman konusunda sıkıntıları olan bir sektör. İnşaat sektörünü ciddi bir şekilde planlamalıdır. İmar, ihale, mühendislik ve mimarlık hakkındaki yasalar, inşaat taahhüdü ile ilgili yasalarda ciddi değişiklikler olması gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzün mutlaka disipline edilmesi, yeni yasalarla beslenmesi ve mühendislik hizmetlerinin en etkili şekilde yer alacak tarzda yasal güvenceler sağlanması ana hedef olmalıdır.”

 

 

İlgili Haberler

DURDURMA, KAPATMA VE PARA CEZASINA KARŞI ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ENDÜSTRİYEL KALIP VE İSKELE SİSTEMLERİ SEMİNERİ
AHŞAP VE ÖN YAPIMLI ÇELİK İLE ALÜMİNYUM ALAŞIMLI BİLEŞENLERDEN OLUŞAN DIŞ CEPHE İŞ İSKELELERİNE DAİR TEBLİĞ VE TEKNİK BİLGİ

About Author

@imobursa