Thursday, Mar. 30, 2017

İMO’DAN TARİHİ UYARI

20 Ağustos 2010

|

Yer:

İMO’DAN TARİHİ UYARI

İMO’DAN TARİHİ UYARI

 

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Mimarlar ve Şehir Plancıları Odaları Bursa şubeleri arasında Hanlar Bölgesi ve Reyhan Mahallesi’nin tarihi dokusuna uygun hale getirilmesi için protokol imzalanmıştır. Bursa’daki tarihi yapılarımızı ilgilendiren konularda çalışmalar yapılması, bu tarz işbirliklerde bulunulması bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. Çünkü tarihi yapılarımızı korumak ve  bozulmuş olan dokuyu da aslına uygun hale getirmek hepimiz için tarihi bir görevdir. Bu bağlamda katkısı olan herkese teşekkür etmeyi İMO olarak bir borç biliriz.

Ancak geçmişte Bursa’da tarihi yapılara yapılan işlemler, bizlere Hanlar bölgesi için uyarılarda bulunmamızı gerekli kılmaktadır. Hiçbir tarihi özelliği olmayan hatta yıkılması ve ortadan kaldırılması birçok bakımdan daha uygun olan basit yapılarda kullanım değişikliğinde ya da yapılacak tadilatlarda bile deprem performansı analizi istenmektedir. Yani bu yapı depreme dayanıklı mı? Değil mi? Bunun belirlenmesi istenmektedir. Sıradan yapılarda istenmesine rağmen, maalesef Bursa’da kültürel mirasımız olan tarihi yapılarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarında depreme dayanıklılık incelemelerinin yapılmadığını yakinen bilmekteyiz. Bu durum detaylı bir incelemenin yapılmadığı yönünde kanaat uyandırmaktadır. Aynı durumun Hanlar Bölgesine yapılacak çalışmalarda da söz konusu olacağının işareti yapılan protokolden anlaşılmaktadır.

Yapılan protokolde “Çalışmalarla ilgili sergi, konferans ve sunumlar gerçekleştirerek danışmanlık yapmak, bölgenin sosyal, ekonomik, fiziksel, mekansal, altyapı, üstyapı ve ulaşım gibi konularda detaylı analiz ve fizibilite çalışmalarının değerlendirilmesiyle oluşacak stratejik plan hazırlanacak” denilmektedir. Protokol yapılan Mimarlar ve Şehir Plancıları Odaları Şubelerinin üyeleri tarafından özellikle alt yapı, üst yapı ve ulaşım konularında detaylı analizi kimler yapacaktır? Bu konular hangi meslek grubunun çalışma alanına girmektedir? Tarihi dokunun ortaya çıkarılması, mekansal, fiziksel hususlar elbette mimarlarımızın ve şehir plancılarımızın ilgi alanına girmektedir. Ancak yapıların güvenliğini ilgilendiren analizler, altyapı ve ulaşım gibi konular İnşaat Mühendisliğinin çalışma alanına girdiği de bilimsel bir gerçektir. Diğer taraftan şehrimizdeki Uludağ Üniversitesinde bu konularda uzman olan, konu ile ilgili yayınları olan akademisyenlerimiz de bulunmaktadır. Bu bilimsel bilgi birikiminin farkında olmamayı, faydalanmamayı anlamakta güçlük çekiyoruz.

1855 yılında meydana gelen Bursa depreminde birçok tarihi eserin yok olduğu ilgili kaynaklarda belirtilmektedir. Yerbilimciler bölgemizde deprem riskinin çok arttığını ve yakın bir gelecekte deprem beklediklerini her fırsatta belirtmekte ve bizleri uyarmaktadır. Dolayısıyla kültürel mirasımız olan bu yapılar için depremi yok sayarak çalışmalar yapmak son derece yanlıştır. Bu yapıların emniyetleri incelenmeden yapılacak uygulamalar, birçok tarihi yapıda olduğu gibi makyaj çalışmasından öteye gitmeyecektir. Oluşacak depremde bu yapılarımızı kaybedersek, bunun sorumlusu kimler olacaktır. Kanuni sorumluluğu olmasa da, vicdani sorumluluktan kurtulabilecek miyiz? İMO olarak bu sorumluluğumuz gereği paha biçilmez ve gözbebeğimiz olan bu yapılar ile ilgili olarak deprem konusunda uyarma gereği duymaktayız. Ulucamii’siz bir Bursa düşünülebilir mi?

Sonuç olarak yapılan protokolün bir adım atma açısından uygun olduğu, ancak yapılacak çalışmaların sağlıklı olması açısından İMO ve Üniversite kanatlarının eksik olduğu ve yapıların güvenliği konusunda bir katkı sağlamaya yönelik olmadığını kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

Saygılarımızla.

İlgili Haberler

BAŞKAN ALBAYRAK: “GENÇ MÜHENDİS ADAYLARINA DESTEK OLACAĞIZ”
ORHANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN TEBRİK ZİYARETİ
İMO BURSA ŞUBESİ TEKNİK GEZİLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

About Author

@imobursa