Wednesday, Oct. 18, 2017

İMO BURSA ŞUBESİ “DEPREM GERÇEĞİ UNUTULMAMALIDIR” KONULU BASIN AÇIKLAMASIDIR.

16 Ağustos 2012

|

Yer:

İMO BURSA ŞUBESİ “DEPREM GERÇEĞİ UNUTULMAMALIDIR” KONULU BASIN AÇIKLAMASIDIR.

Anımsanması dahi acı veren, binlerce insanımızın ölümüne, bölgedeki birçok kentimizin harap olmasına yol açan Marmara depreminin üzerinden tam 13 yıl geçti. Deprem, 45 saniyede on binlerce insanımızın hayatını alt üst etmiş, yol açtığı şokun ardından yaşanan çaresizlik, depremi adeta toplumsal bir travmaya dönüştürmüştü.

İnşaat Mühendisler Odası olarak yaşananları anımsatmakta fayda görüyoruz.

Depremin hemen ardından 9 Haziran 2000 tarihinde “Bilim insanlarınca yapılan deprem tahminlerini bilimsel açıdan değerlendirerek sağlıklı sonuçlar üretme ve kamuoyunun bu konuda en güvenilir bilgiyi sağduyu biçiminde alabilmesini sağlayacak açıklamalar yapma” ve “Ülke ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, deprem zararlarının en aza indirilmesine yönelik araştırma çalışmaları için öncelikli alanları belirleme” konularını öncelikli çalışma alanı olarak belirleyen Ulusal Deprem Konseyi kuruldu. Konsey 2002 yılında öncü ve kapsamlı bir çalışma ile ‘Ulusal Deprem Stratejisi’ni tüm boyutları ile kitaplaştırmış, 2005 yılında ikinci bir çalışma ile deprem alanında yapılması gereken araştırma konularını tanımlamıştı.

Bayındırlık Bakanlığı koordinatörlüğünde, çalışmaları Şubat 2004 tarihinde başlatılıp yedi ayrı grupta sürdürülen Deprem Şurası, kesin raporlarını Temmuz 2004 ayında elde etmiş, yapılan çalışmalar Deprem Şurası Sonuç Bildirgesi’ne dönüştürülerek Bakanlık tarafından ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılmıştı.

Son olarak yine 2004 yılında ‘Türkiye İktisat Kongresi Afet Yönetimi Grubu Raporu’ hazırlanarak kamuoyuna sunulmuştu.

Bu raporlar ayrıntılı olarak incelendiğinde hemen hepsinin aynı konularda benzer sonuçlara eriştiği eşdeğer konulara işaret edip eşdeğer çözüm önerilerinde bulunduğu görülür.

2011 yılında hazırlanan “Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı” (UDSEP) geçmiş çalışmalarda ayrıntılı olarak açıklanan tespit değerlendirme ve çözüm önerilerinin benzeri durumundadır..

Van Depreminin hemen ardından “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” 16 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen bu yasayı bizler de İnşaat Mühendisleri Odası olarak önemsiyoruz.

Yapılan tüm bilimsel çalışmalar, sağlıklı bir kentleşme için yerleşme ve yapılaşma süreçlerinin risk yönetimini içerecek biçimde yenilenmesi gerekliliği ortaya koymaktadır. Öte yandan göz yumulan kaçak yapılar veya projesine aykırı yapılar, imar afları, parçacıl planlamalar ve plan tadilatları nedeniyle ülkemizdeki yapı stokunun sorunlu olduğu bir gerçekliktir.

Bu bağlamda afet zararlarını azaltma kapsamında, onarım ve güçlendirme çalışmaları ile kentsel yenileme uygulamalarının birlikte düşünülmesi, acil durum planlarının hazırlanması, toplumun afet tehlikesi ve riski konusunda bilinçlendirilmesi, arama-kurtarma faaliyetlerinde eğitim ve örgütlenmenin sağlanması, kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması hatta ve hatta mühendislerin meslek içi eğitimi ve yetkinliği konularının birlikte planlanması gerekmektedir.

Bu noktada Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan bazı değişiklikleri ve bu değişikliklerin yol açtığı sorunları paylaşmak isteriz.

Bürokrasiyi azaltma gerekçesi altında yapılan Yönetmelik değişikliği ile; projelendirme, onay ve ruhsat süreçleri parçalanarak içinden çıkılmaz bir noktaya getirilmiş, Odamız tarafından verilen ve projelere imza atan, şantiye şefliği ya da fenni mesullük üstlenen kişilerin mühendis olup olmadığının yanı sıra mesleki faaliyette bulunma hakkının olup olmadığını da kontrol etmeye yarayan “belge” kaldırılmış, yerine bu kişilerin taahhütnameleri konulmuştur.

Meslek Odalarının üyeleri üzerindeki denetimini dışlayan bu düzenleme esasen kamunun güvenilir mimarlık ve mühendislik hizmeti almasını engellemektedir ve değiştirilmediği müddetçe de yapıların projelendirme ve üretim süreçlerinde giderek artan telafisi güç sorunlara yol açmaya devam edecektir.

Konuyu rakamlarla açıklamak gerekirse;

Türkiye genelinde yapı ruhsatı verme yetkisine sahip toplam 3649 belediye, il özel idaresi ve organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. Mevzuat zorunlu kılmasına rağmen bu idarelerden sadece 234’ü Odamıza yapı ruhsatlarını göndermiştir.

Az sayıda idareden Odamıza iletilen yapı ruhsatlarından elde edilen bilgiler ile üye kayıtlarımızın karşılaştırmalı incelemesinde, Türkiye genelinde gönderilen toplam 2723 “yeni” yapı ruhsatında;

Oda kaydı olmayan proje müellifi sayısının 4,

Oda kaydı olmayan fenni mesul sayısının 1,

Oda kaydı olmayan şantiye şefi sayısının 11,

İşyeri Tescil Belgesi (İTB)* olmayan ya da yenilenmeyen proje müellifi sayısının 28, bu kişiler tarafından üretilen proje sayısının 56, 

İşyeri Tescil Belgesi olmaksızın fenni mesuliyet üstenilen ruhsat sayısının 23, 

Yapı Denetim çalışanı ya da ortağı olan proje müellifi sayısının 8, bu kişiler tarafından üretilen proje sayısının 34,

Yapı Denetim çalışanı ya da ortağı olan şantiye şefi sayısının 6 olduğu tespit edilmiştir.

Yaklaşık 60 kişinin proje müellifi, şantiye şefi ya da fenni mesul olarak imza attığı yaklaşık 115 yapı ruhsatının iptal edilmesi gerekmektedir. Odamız bu tespitlerini Bakanlık ve idarelere iletmiş ve gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Bu durumda arsasına yapı ruhsatı alan ve inşaa ettirmeye başlayan 115 vatandaşımız mağduriyet yaşayacaktır.

Bilgi edinilemeyen 3415 idare tarafından verilen yapı ruhsatları açısından bakıldığında ise sorun daha vahimdir. Zira mühendis olup olmadığı dahi bilinmeyen kişilerce proje üretilmesi ya da fenni mesullük üstlenilmiş olması olasılığı yüksektir.

Bizler İnşaat Mühendisleri olarak bu tarz düzenlemelerin mühendislik hizmetinin niteliğini yükseltmek yerine düşüreceğine inanıyoruz. Mühendislik hizmeti almamış yapıların çoğalması olası bir depremde can ve mal kaybı riskini daha da arttıracaktır diye düşünüyoruz.

Sonuç olarak; Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki yasayı önemsiyor, kentsel yenilemenin sulandırılmamasını, uygulamaların iyi bir planlama ve koordinasyon ile katılımcı şeffaf bir ortamda yapılmasını bekliyoruz. 

“BURSA’NIN DEPREMSELLİĞİ” PANELİ

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi ile birlikte 17 Ağustos’un yıldönümünde bir panel düzenliyoruz.

Şubemizde gerçekleştireceğimiz “Bursa’nın Depremselliği” konulu panelde,

17 Ağustos 1999’da meydana gelen ve binlerce vatandaşın ölümüne neden olan 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi’nin ardından Bursa’nın geldiği nokta, alınan ve alınmayan önlemler ile bundan sonra yapılması gerekenleri tartışacağız. 

Panele konuşmacı olarak, İTÜ Öğretim Üyesi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Teknik Kurul Başkanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı

ve İMO Bursa Şubesi Teknik Komisyon Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, Jeoloji Yük. Mühendisi ve JMO Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er ve Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Füsun uyanık katılacak.

Moderatörlüğü İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı tarafından gerçekleştirilecek olan panelimiz İMO Bursa Şubesi Konferans Salonu’nda 17 Ağustos 2012 Cuma günü gerçekleştirilecektir.

 

Saygılarımızla

                                                                                                          İnşaat Mühendisleri Odası

                                                                                                                     Bursa Şubesi

                                                                                                                  Yönetim Kurulu

İlgili Haberler

BAŞKAN ALBAYRAK: “GENÇ MÜHENDİS ADAYLARINA DESTEK OLACAĞIZ”
ORHANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN TEBRİK ZİYARETİ
İMO BURSA ŞUBESİ TEKNİK GEZİLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

About Author

@imobursa