Sunday, Oct. 22, 2017

İMO BURSA ŞUBE BAŞKANI NECATİ ŞAHİN BURSA’DA BUGÜN’ E AÇIKLAMALARDA BULUNDU

18 Aralık 2012

|

Yer:

İMO BURSA ŞUBE BAŞKANI NECATİ ŞAHİN BURSA’DA BUGÜN’ E AÇIKLAMALARDA BULUNDU

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Necati Şahin, Bursada Bugün’e çarpıcı açıklamalar yaptı.

Kentsel dönüşümün Bursa’da magazinleştirildiğine dikkat çeken Başkan Şahin, “Kentsel dönüşüm yasası aslında kentlerin yenilenmesiyle ilgili bir yasa olmasına rağmen özellikle yapı güvenliğini ilgilendiren bir yasa olmasına rağmen maalesef bu yasa Bursa’mızda magazinleştirilmiş vaziyette. Özellikle Yıldırım Belediyesi’nin tribüne oynayan bir yaklaşımı söz konusudur. Burada asıl amaç önceden yapılmış binaların analiz edilerek bu binaların yenilenmesi yıkılıp yeniden yapılması gerekirken şu anda alanlar üzerinde çalışılıyor. Modeller oluşturulması gerekirken şu anda yapılan olay tamamen her ilçe belediyesi kendine göre yol haritası çizmiş ve buna göre bir kentsel dönüşüm magazini oluşturmuşlar. Fiili olarak gerçekleşmeye başlamış bir kentsel dönüşüm yok. Kentsel dönüşümde Bursa sınıfta kalmış bir kent. Ciddi kentsel dönüşüm yanlışlıkları içerisinde” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM DOĞANBEY’DEN BAŞLAMALI
Doğanbey’in bütün Türkiye’ye örnek olabilecek bir projeyken kapalı kapılar ardında şeffaf olmayan ortamlarda yeni bir ucube meydana getirildiğini ifade eden Şahin, “Bugün artık Bursa Ulucami, Uludağ, Tophane ile anılmıyor. Artık Bursa’ya gelen bir kişi gerçekten güneş tutulmasıyla karşılaşıyor. Bursa’yı bir güneşe benzetirseniz Doğanbey Bursa’nın güneş tutulmasıdır. Bursa’ya gelen insanlar Doğanbey’den bahsediyor. Kentin tam göbeğinde hanlar bölgesinde, tarihi eserlerin olduğu bölgede yeni yeni ucubeler yapılmış. Ne inşaat kalitesi, ne kent dokusu, ne kentin mimari silueti hiçbir şekilde kentin görüşü alınmadan yapılması Bursa’ya karşı bir diklenmedir. Tarih Doğanbey’i yapanları affetmeyecektir” diye konuştu.

YENİ UCUBE DIŞKAYA
Kentsel dönüşümün Bursa’da Doğanbey’den başlaması gerektiğini vurgulayan Necati Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Doğanbey kentsel dönüşümde o kadar kötü bir örnek oldu ki, ne devlet memnun, ne Doğanbey’deki hak sahipleri memnun, ne de Bursalılar memnun. Ama hala birkaç kişi bunu savunmaya devam ediyor. Bir başka örnek ise Uludağ’ın eteklerindeki Akçağlayan Evleri. Uludağ’ın en güzel yamaçları, SİT alanındaki yerler Akçağlayan ile betonlaştırılıyor. İşte Bursa’nın en büyük ucubelerinden bir tanesi de vatandaşın görmediği, göremediği özel olarak gitmesi gereken Dışkaya. Doğa harikası bir yerde ve Gürsu’ya 16 km uzaklıkta kışın oraya ulaşımın zor olduğu, yamaç paraşütlerinin yapıldığı, doğa harikası yerde on binlerce ağaçlar kesilerek Dışkaya’da bir dönüşüm gerçekleştiriliyor. Bursa bu konuda gerçekten sınıfta kalmıştır.”

BURSA NEDEN ALT SIRALARDA?
Bursa’nın el yordamıyla idare edildiğini belirten Şahin, “Maalesef akşam bir şey düşünülüyor, sabah uygulamaya geçiliyor. Bursa’da bir ortak akıl yok. Bugün ilçe belediyesinin yaptığından Büyükşehir belediyesinin haberi yok. İlçe belediyeleri, Büyükşehir, milletvekilleri, partiler, muhalefet partisi, odalar, üniversiteler ve vilayet tamamen kopuk bir şekilde çalışıyor. Herkes kendisine göre bir yol haritası çizmiş gidiyor. Hâlbuki böyle olmamalı. Bursa’da son 10 yılda 50 bin kaçak yapı yapılmış. Bursa’da kaçak çarpık yapı stokumuz yüzde 60’lara varmış. 360 bin tane binamız kaçak, çarpık yapılmışsa burada kent yöneticilerinin iradeleri ortaya koyma konusunda ve vizyonları konusunda sıkıntı vardır. Bugün birinci sırada Kayseri ikinci sırada Konya varsa üçüncü sırada Kocaeli varsa ve biz Bursa olarak en alt sıralardaysak, neden burada olduğumuz sorgulamak zorundayız. Eğer bunları sorgulamazsak Bursa için yoğun bakım odaları oluşturmazsak Bursa gerçekten elden gitmiştir. Bursa’nın bugün ne turizm kimliği kalmış, ne ovası kalmış, ne dağı kalmış, ne denizi kalmış. Bursa için marka kent diyoruz fakat Bursa’nın iki tane yüzü var, bir gösterilen yüzü bide gerçek yüzü. Bugün Yıldırım’da 7 mahallede hayat durmuştur. 7 mahallede vatandaş evini bile boyamıyor. Bu sadece bir hayaldir. Olması muhtemel olmayan bir masal dinliyoruz. Bursa’da şuanda kentsel dönüşüm adına hiçbir ciddi adım yoktur” şeklinde konuştu.
Gemlik’in özellikle iki aktif fay hattı üzerinde kurulmuş olması nedeniyle çok ciddi sıkıntılar olduğuna işaret eden Başkan Şahin, “Gemlik’te binalarda kullanılan deniz kumundan dolayı çok büyük sıkıntı var. Gemlik bugün en riskli bölgelerimizden birisi. Burada yapılması gereken öncelikle envanter çalışmasıdır. Biz inşaat mühendisleri odası olarak Gemlik’te envanter çalışması yapmak istedik ama maalesef arşivlerinde ruhsatlı binalar ile ilgili bir doküman yok” dedi.

GEMLİK’İ BOŞALTMAKLA BİR YERE VARAMAZSINIZ
Gemlik’te çok ciddi risk olduğunu ifade eden Şahin, şunları kaydetti;
“Gemlik’te de fay hatlarında bulunan bölgelerde tampon bölgeler oluşturularak mevcut zeminler oluşturularak iyi etüt ederek Gemlik’te siz binaları yıkarsınız yine yenisini yapabilirsiniz. Mevcut zeminleri iyi etüt ederek binaları yıkıp yenisini yapabilirsiniz. Burada kararlar siyaseten veriliyor. Siz Gemlik’i boşaltmakla bir yere varamazsınız sürekli alanlar üzerinde çalışılıyor. Bu alanlar yeni imar planları yeni rant alanları oluşturmak. Kentsel dönüşümden ziyade kentsel bölüşüm alanları oluşturuluyor.”

KAÇAK YAPILAŞMA İSRAFTIR
” Vatandaşlarımız kaçak yapı yapmakla bir kaynak israfı yaratıyorlar” diyen Şahin, kaçak inşaatların ya deprem tarafından ya da belediye tarafından yıkılacağını belirterek, “Kaçak yapıların maliyetleri vatandaşımızın ciddi anlamda bütçelerini sarsıyor. Önce bir gidip yapıyorsunuz sonrasında yaptığınız yerdeki arsanız ciddi anlamda değersiz hale geliyor. Yani siz orada yanlış bir kumaş dokuyorsunuz. O zaman arsa değeri de yok oluyor. Bugün kaçak yapılaşmanın olduğu yerde hiçbir şekilde bankalar hipotek olarak bile kabul etmiyorlar. Çünkü imar yasasına göre o bir yapı değil. Bu vatandaşlarımıza anlatılmalı vatandaşlarımız bina yapmadan önce mutlak suretle planlı bir yapılaşmanın önü açılmalıydı” diye konuştu.

İNŞAAT SEKTÖRÜ BAŞIBOŞ
İnşaat sektörünün başıboş bir sektör olduğunu dile getiren Şahin, “En başıbozuk ve planlanmamış bir sektörümüz. Şuanda Avrupa’da siz bir kenti planlarken o kentin belirli bölgelerini plana açıyorsunuz ihtiyaca göre ve orada bir süre koyuyorsunuz o sürede oraya inşaatı yapacaksınız bitireceksiniz bitirmediğiniz zaman onu kamulaştırıyor kendi yapıyor devlet yani sizi başıboş bırakmıyor. Kentleşme öyle kolay bir olay değil bugün kentleşmede San Petersburg’da deli Petro orada 4 katlı kendi binasını yapıyor ve bundan daha yüksek yapanın kellesini uçururum diyor. Ama bugün San Petersburg’da gittiğiniz zaman bir kent görüyorsunuz. Kentlilik görüyorsunuz bir kentte dokunuyor bir kenti hissediyorsunuz. Yapılan binaların kent dokusuna uygun olduğunu görüyorsunuz. Bugün bizim inşaat sektöründe maalesef tamamen başı boş bir sektör. İhtiyaç nedir ne olacak bir planlama dahilinde değil şu anda katalog üzerinde milyonlarca binalar satılmaya çalışılıyor. Ve katalog üzerindeki binaların birçoğu da İstanbul’da ihtiyacın çok çok üzerinde üretim var. İnşaat sektörü 2002 yılından sonra özellikle konut sektörüne dayalı bir kalkınma modeli seçildi ama inşaat sektöründe de ciddi sıkıntılar yaşayabiliriz. Çok hareketleniyor, çok ciddi zikzaklar çiziyor ve ne olacağını tahmin edemiyorsunuz. Ne kadar büyüyor ihtiyaç var mıdır yok mudur bunun kesinlikle bir analizi yol haritası yok maalesef. Bugün inşaat sektörü başıboş bir sektördür” dedi.
İnşaat sektörünün çok iyi gittiğinde ürküttüğünü de ifade eden Şahin, şunlar söyledi;
“Çok iyi gittiği zaman da ürküyoruz inşaat sektöründen. Çünkü arkasından çok kötü haberler alabiliriz diye hep bu sektörümüz öyle olmuş. İnşaat sektörü özellikle 98 ile 2002 yılları arasında çok ciddi bir kriz yaşadı 2002’den sonra aslında nesiller bile değişti inşaat sektöründe firmalar değişti. Şu anda her önüne gelen maalesef inşaat sektörüne giriyor.”

İlgili Haberler

BAŞKAN ALBAYRAK: “GENÇ MÜHENDİS ADAYLARINA DESTEK OLACAĞIZ”
ORHANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN TEBRİK ZİYARETİ
İMO BURSA ŞUBESİ TEKNİK GEZİLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

About Author

@imobursa