Wednesday, Oct. 18, 2017

BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM KARMAŞASI BASIN TOPLANTISI TAM METNİ

21 Haziran 2013

|

Yer:

BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM KARMAŞASI BASIN TOPLANTISI TAM METNİ

Ülkemizde kentsel dönüşüme yönelik mevzuatlarda sürekli yeni düzenlemeler yapılmakta; kanun hükmünde kararnameler, yönetmelikler, özel kanunlar gibi yasal uygulamalara her gün bir yenisi eklenerek günübirlik kararlar alınmaktadır.

Son günlerde kent gündemimizde sürekli tartışılan konulardan biri olan  “kentsel dönüşüm” konusunda ise maalesef Bursamızda afet riski dikkate alınmayarak çalışmalara başlanmış, daha işin başında kentsel dönüşüm karmaşası yaşanmıştır.

Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik ve Gürsu belediyeleri birbiri ardına sözde kentsel dönüşüm projelerini açıklamaktadırlar.

Bursa Büyükşehir Belediyesi geceyarısı alınan bir kararla, mevcut imar planlarına uygun olmayan proje görselleriyle, Akpınar mahallesinde kentsel dönüşüm gerçekleştireceğini ilan etmiştir. Alelacele alınan bu karar sonrası Akpınar, bölgede belirsizliğin hakim olduğu, uykuların kaçtığı bir mahalle haline gelmiştir.

Yıldırım Belediyesi 4.1 milyon TL bedelle 7 mahalleyle ilgili olarak (kentsel dönüşüm alanı ilan edilmemiş olmasına rağmen), kentsel dönüşüm proje yapım ihalesi yapmıştır. Ardından 5393 sayılı belediye kanununa göre yola çıkıp 7 mahalleyle ilgili öneriyi belediye meclislerinden geçirerek kentsel dönüşüm alanı ilan etmiştir. Bu karar Ankara’ya onay için gönderilmiştir.

Daha sonra Yıldırım Belediyesi Ankara’ya gönderdiği bu talebinden yazılı müracaatla vazgeçmiştir. Aynı 7 mahalle Yıldırım Belediye Meclisi’nden bu kez 6306 sayılı yasaya göre riskli alan ilan edilerek tekraren bakanlığın onayına sunulmuştur. Bu kararlarla 7 mahallenin riskli alan ilan edilmesiyle, dönüşüm yapılacak alanda vatandaşın rızası aranmaksızın uygulama yapılmasının yolu açılmıştır.

Yıldırım İlçesinde 7 mahalleyi kapsayan yaklaşık 500 haalanda başlayan dönüşüm çalışması, alanın yalnızca %10’unu kapsayan yaklaşık 55 ha’lık alanın; 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanmasıyla parçacıl bir uygulama sergilenmiştir.

Bütüncül planlama yaklaşımından uzak bu durum, başta uygulama olmak üzere birçok açıdan sorunları da beraberinde getirmektedir.

Alandan bir parçanın koparılarak planlarının onaylanması “etaplama” olarak adlandırılmakta olup, bu açıklama bilimsel olmaktan tamamen uzaktır. Planlama disiplininde etaplama, uygulama aşamasında kullanılan bir yöntemdir. Yani öncelikle alana ilişkin bütüncül bir planlama çalışması yapılmalı, ardından uygulama aşamasında etaplamaya gidilmelidir. Planlama çalışmasının parçalara bölünmesi, gerek donatı alanlarının dağılımı, gerekse diğer alanların “plansız” bir şekilde belirsizliğe sürüklenmesi durumunu da beraberinde getirmektedir. Ayrıca böyle bir parçacıl onaylama durumunun gerekçesi de herhangi bir yerde açıklanmamıştır.

Onaylanan alanın çevresi incelendiğinde büyük sorunların varlığı dikkat çekicidir. Öncelikle iki çevre yolunu bağlayan ve Samanlı Bağlantı Yolu olarak bilinen mahkemece iptal edilen yolun varmış gibi düşünülerek planın yapıldığı görülmektedir. Bu yolun yakın çevre yolu ile birleştiği noktada yer alan Samanlı Kavşağı onaylanan plan değişikliği paftasında görülmekte olup, mevcut nazım imar planında da kaldırılmış bir kavşağın bu planda mevcut gibi gösterilmesi mahkeme kararını hiçe saymaktır.

Onaylanan plan değişikliği incelendiğinde, yoğunluk değerlerinin büyük oranda arttırıldığı göze çarpmaktadır. Mevcut planda brüt yoğunluk değerleri 300 kişi/hektar olan alanda, verilen yapılaşma koşulları göz önüne alındığında, Orta Yoğunluklu Konut Alanlarında yaklaşık 500 kişi/hektar (Emsal: 1.30), Yüksek Yoğunluklu Konut Alanlarında ise yaklaşık 900 kişi/hektar (Emsal: 2.30) yoğunluk ataması yapıldığı görülmektedir. ( Doğanbey Kentsel Dönüşüm’deki yoğunluk 800 kişi/hektardır ) Ticari alanlarda bu yoğunluk 1200 kişi/hektar (Emsal: 3.00). Bu denli bir yoğunluk artışı, oldukça yüksek oranda bir yapılaşmayı beraberinde getirecektir.

Parçacıl olarak planı onaylanan dönüşüm alanında, donatı hesapları plan yapımına ait esaslara dair yönetmelik değerlerini sağlamamaktadır. Özellikle kişi başına düşen Yeşil Alan miktarı göz önüne alındığında, bu değerin bu etapta oldukça düşük seviyede kaldığı görülmektedir. Çünkü plan çalışmasının yapıldığı ve 7 mahalleyi kapsayan alanda bulunan büyük yeşil alanlar, onaylanan “parçada” plan bütünündeki oranda yer almamaktadır.

Gürsu’da ise belediye meclisinden geçtiği ve tüm işlemlerin bittiği söylenen Yenidoğan mahallesindeki, kamuoyunda paylaşılmayan kentsel dönüşüm ile bir doğa katliamının yaşandığı Dışkaya toplu konut inşaatı gözlerden ırak devam etmektedir.

Gemlikte kentsel dönüşüm alanları belirlenmeden, orman – tarım ve zeytinliklerin 6306 sayılı yasaya göre rezerv alanı ilan edilme çalışmaları yapılmaktadır. Bu durum yeni imar alanları açılması anlamına gelmektedir. Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki yerleşik alanlarda imar durumu, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi düzenlenmekte ve plan değişiklikleri de devam etmektedir.

 

GERÇEKTE, KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ;

 

  • Ekonomik, toplumsal, fiziksel ve çevresel koşulları bütünleşik olarak ele almalı, kent planından koparılmadan yapılmalıdır.

 

  • Mevcut imar planlarıyla oynanmadan, binaların deprem yönetmeliğine göre yenilenmesi çalışmaları devletin de verdiği destekle yaygın olarak kullanılmalıdır. Rant odaklı yaklaşımlar terk edilerek barınma ve konut hakkı – kiracılar da dahil- güvence altına alınmalı, yaşayanlar açısından sosyal bir yıkıma dönüştürülmemelidir.

 

  • Proje sürecinin tamamında halk bilgiye kolayca erişebilmeli, proje yönetiminde söz ve karar sahibi olabilmelidir.

 

  • Projelerde konut edinme koşulları yerel halkın ödeme gücü oranında düzenlenmeli, ödemeler iskan sonrası başlatılmalı ve projeden etkilenenlerin tümüne iskan sağlanana kadar günün koşullarına uygun kira yardımı yapılmalıdır.

 

  • Jeolojik risk taşımamakla birlikte, yapı güvensizliği ve kentsel mekanın niteliksizliği nedenleriyle dönüşüm kapsamına alınan yerlerde yaşayanların, dönüşüm sonrası yine aynı bölgede yaşaması sağlanmalı, jeolojik risk nedeniyle yapılaşmaya kapatılması gereken bölgelerde yaşayan halk, yakın çevrede iskan edilmelidir.

 

  • İş olanakları, ulaşım koşulları göz önüne alınmalı, dönüşüm projelerinde yerelin özellikleri ve özgünlükleri korunmalı, tek tip mekan üretiminden kaçınılmalı, kent mekanını parçalayan ve ayrıştıran uygulamalara son verilmelidir.

 

  • Kentsel mekan yeniden yapılandırılarak yaratılan değer artışları yine kamuya aktarılmalı, dönüşüm projelerinde doğal, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi çabası sürdürülmelidir.

 

  • Ve son olarak dönüşüm projelerinde, başta meslek odaları olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin vb. görüş ve önerileri alınmalıdır.

Bursamızda gerçekleşen ve gerçekleştirilmeye çalışılan kentsel dönüşüm projelerine baktığımızda ise tablo, yukarıda saydığımız özellikleri barındırmamaktadır. Bizler akademik oda temsilcileri olarak soruyoruz Bursa kentsel dönüşümde neden bir bütün olarak ele alınmamaktadır?

Biz bütün Bursalılar olarak biliyoruz ki; Bursamız 1.derece deprem bölgesindedir, Kuzey Anadolu Fay Hattı Bursamızdan geçmektedir. 5 adet ovamız var ve bu ovaların bulunduğu alanlar depremde öncelikli riskli, alüvyonlu alanlardır. Bu bölgelerde maalesef yoğun bir yapılaşma bulunmaktadır. Bursa’da sıvılaşma, taşkın alanları ve heyelan bölgeleri bellidir. Bu gerçekler ışığında şunu söyleyebiliriz; kentimizde yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları, afet dönüşümü değil, RANTSAL DÖNÜŞÜM VE KENTSEL DÖNÜŞÜM KARMAŞASIDIR. 

 

OVADA REZERV ALANI

 

  • Yıldırım İlçesi, Samanlı Mahallesi sınırlarında yer alan yaklaşık 14 ha’lık iki adet parsel 31 Ocak 2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca “Rezerv Alanı” ilan edilmiştir.

 

  • Bursa Ovasının neredeyse tam ortasında sayılabilecek olan bu alanda Rezerv Alanı ilan edilmesi, sağlıklı bir kentsel dönüşüm yapmak değil, korunan tüm alanları imara açmaktır.

 

  • Yukarıda belirtildiği üzere, Yıldırım Kentsel Dönüşüm projesi, yerinde yapılmaktadır ve bu nedenle oldukça yüksek bir yoğunluk artışı sağlanmıştır. ÖNEMLE BELİRTMEK İSTERİZ Kİ 7 mahalledeki kentsel dönüşüm alanı ilan edilirken, yakın çevre yolu altındaki (ovadaki) yapılaşmanın çevre yolunun üstüne taşınacağı sözü verilmiştir. Durum böyleyken bu alanın hemen kuzeyinde, üzerinde meyve ağaçları bulunan tarım alanının Rezerv Alanı adı altında imara açılması hangi gerekçeye dayanmaktadır?

 

  • Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Kentsel Dönüşüm kapsamında, Yakın Çevre Yolunun kuzeyinde, ovada yer alan kaçak konutlara ilişkin problemi de kentsel dönüşüm çerçevesinde çözeceğini açıklamışken, ovadaki yapılaşmanın önünü açmaya yönelik olarak verdiği olumlu görüşe nasıl cesaret edebilmektedir?

 

  • Rezerv Alanı olarak belirlenen yere, hangi riskli alandan insanlar yerleşecektir? Bu alanın rezerv alanı olmasının gerekçesi nedir?

 

  • 6306 sayılı Afet Yasası, tarım ve orman alanlarını yapılaşmaya açmak için kullanılan bir araç olmamalıdır!

 

  • Yıllardır ovadaki kaçak konut ve sanayi binalarına çözümler aranırken ve taşınmaları için yasal düzenlemeler getirilmeye çalışılırken, 1. derece tarım alanlarının bu şekilde imara açılıyor olması, şimdiye kadar yapılan çalışmaları ve yakın zamanda Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden geçen 1/100000 ölçekli 2030 yılı çevre düzeni planını yok saymak değil midir?

 

  • Büyükşehir Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi başta olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşlar, Bakanlığın Rezerv Alanı kararına karşı görüşlerini derhal kamuoyu ile paylaşmalıdırlar.

 

  • Çevre bilincinin bu kadar önemsendiği günümüzde, hiçbir bilimsel gerekçeye dayanmadan, yıllardır korunmaya çalışılan Bursa Ovasına vurulan bu neşterin meydana getireceği tahribatı engellemek için tüm yasal haklarımızı Bursa halkı ile birlikte kullanacağımızı kamuoyuna arz ediyoruz. 

 

Saygılarımızla

 

İMO Bursa Şubesi                                                                     ŞPO Bursa Şubesi

İlgili Haberler

DURDURMA, KAPATMA VE PARA CEZASINA KARŞI ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ENDÜSTRİYEL KALIP VE İSKELE SİSTEMLERİ SEMİNERİ
AHŞAP VE ÖN YAPIMLI ÇELİK İLE ALÜMİNYUM ALAŞIMLI BİLEŞENLERDEN OLUŞAN DIŞ CEPHE İŞ İSKELELERİNE DAİR TEBLİĞ VE TEKNİK BİLGİ

About Author

@imobursa