Sunday, Oct. 22, 2017

AKADEMİK ODALAR 17 AĞUSTOS’TA DEPREMSELLİĞİ MASAYA YATIRDI

17 Ağustos 2012

|

Yer:

AKADEMİK ODALAR 17 AĞUSTOS’TA DEPREMSELLİĞİ MASAYA YATIRDI

Bursa’da bulunan fayların genellikle küçük ve çok parçalı olduğunu hatırlatan İTÜ Öğretim Üyesi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Teknik Kurul Başkanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, önümüzdeki yıllarda yaşanacak depremlerde oluşacak hasarın en temel nedeni olarak Bursa’nın kötü zemine sahip olmasını gösterdi..

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 13. yıldönümünde, İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi’nin ortak organizasyonunda “Bursa’nın Depremselliği” konulu panel düzenlendi. Bursa’nın depremsellik haritası ve riskleri hakkında değerlendirmelerin yapıldığı panelde, olası bir depremi en az zararla atlatabilmek için atılması gereken adımlar ve çözüm önerileri de kamuoyuyla paylaşıldı.

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Necati Şahin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; İTÜ Öğretim Üyesi – Jeoloji Mühendisleri Odası Teknik Kurul Başkanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er ile Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Füsun Uyanık konuşmacı olarak yer aldı.

BAOB İMO Bursa Şube Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan İMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, 1999 depreminde 20 bin vatandaşın hayatını kaybettiğini, 15 milyar dolarının üzerinde de ekonomik kaybın yaşandığını hatırlattı. Bugüne kadar depremle ilgili çeşitli stratejik planların yapılmaya çalışıldığını kaydeden Şahin, “Van depreminin ardından çıkartılan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi ile ilgili yasa, atılan adımların en önemlisi. İnşaat mühendisleri olarak bu yasayı son derece önemsiyoruz. İlk defa yapılara yüzünü dönen, kaynağı olan ve kentlerin yenilenmesini gündeme getiren önemli bir yasa” dedi.

Akademik odalar süreç dışında bırakılmamalı

Yasanın eski deprem yönetmeliklerine göre yapılmış yaşlı binaların ve kaçak yapıların rehabilite edilmesini sağlayacak olması bakımından büyük önem taşıdığını aktaran Şahin, Türkiye’deki 18 milyon binanın, yüzde 40’ının 20 yaşının üzerinde olduğunu ve aynı zamanda yüzde 67’sinin de deprem riski taşıdığını ifade etti. Şahin, yasadaki en önemli eksikliği ise; akademik odaların süreç dışında bırakılması ve işlevselliğinin yitirilmeye çalışılması olarak tanımladı.

Bursa’nın kötü zeminine dikkat!

Bursa’nın içerisinden aktif fay hatlarının geçtiğini belirten İTÜ Öğretim Üyesi ve Jeoloji Mühendisleri Odası Teknik Kurul Başkanı Prof. Dr. Okan Tüysüz de, en fazla bilinen 1855 depreminin kente ciddi hasarlar verdiğini hatırlattı. “Şöyle bir kural vardır: Geçmişte bir bölgede deprem olmuşsa, gelecekte de olacaktır” diyen Tüysüz, oluşacak hasarlardaki en önemli etkenlerden birinin Bursa’nın kötü zemin olduğu bilgisini verdi. Bursa’nın gelecekte bir depremden etkileneceği gerçeğinin unutulmaması gerektiğini kaydeden Okan Tüysüz, “Bursa’nın olası bir depremden ciddi anlamda hasar görmesi söz konusu. Bu nedenle depreme hazır olması gerekir. Bursa’da bulunan faylar genellikle küçük ve çok parçalı faylar. Bunların her biri üzerinde tek tek araştırma yapılmalı” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün ise, 2007 yönetmeliğine göre yapılan binaların, deprem güvenliği bakımından diğerlerine oranla avantajlı olduğunu, ama 1999 öncesi yapılardaki risklerin belirgin olarak göze çarptığını söyledi. Yaptığı sunumda geçmişten günümüze Bursa’yı doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen depremler hakkında bilgiler veren Doğangün, deprem sigortasının önemine de işaret ederek, bu durumun tüm ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti.

Panelin konuşmacılarından Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er de, Bursa’nın merkezinden 2 fay hattının geçtiğini ama Bursa’nın 3 faydan etkileneceğini söyledi. Aktif olarak fay hatlarının geçmediği ilçeleri sadece Keles, Orhaneli, Büyükorhan ve Harmancık olarak sıralayan Er, oysa planlama bazında önlem almış ve fay hatlarını planlarına işlemiş tek ilçenin Gemlik olduğunu öne sürdü.

Yapılan plan değişikliklerinde depremsellik hiç gündeme getirilmedi

17 Ağustos 1999’dan günümüze hiçbir şeyin değişmediğini belirten Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Füsun Uyanık da, yapılan işlemlerin sadece kağıt üzerinde kaldığını ve planlara yansımadığını söyledi. Bursa’nın Anayasası olarak kabul edilen 1/100000 ölçekli plana bakıldığında, zemin etütlerine ve depremselliğine hiç dikkat edilmediğini vurgulayan Uyanık, bugüne kadar yerel yönetimlerin yaptığı plan değişikliklerinde depremselliğin gündeme getirilmediğini dile getirdi. “Jeolojik ve geoteknik etütler yapılmasına rağmen sıvılaşma ve şişme potansiyeli olan alanların konuta ve yapılaşmaya açıldığını görüyoruz” diyen Uyanık, şunları söyledi:

“Taşkın alanlarının da yapılaşmaya açıldığını görüyoruz. Bursa planlama açısından maalesef hiçbir şekilde depreme hazırlıklı değil. Burada yapılması gereken 1/100000 ölçekli plandan başlanarak uygulama imar planı olan 1/1000 ölçekli planlara kadar fay hatlarının işlenmesi ve deprem master planının hazırlanması gerekir”.

     

  

 

İlgili Haberler

BAŞKAN ALBAYRAK: “GENÇ MÜHENDİS ADAYLARINA DESTEK OLACAĞIZ”
ORHANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN TEBRİK ZİYARETİ
İMO BURSA ŞUBESİ TEKNİK GEZİLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

About Author

@imobursa